TURİZM MERKEZLERİ
Başkentlerin başkenti olarak bilinen, önce Roma, ardından Bizans ve en son Osmanlı İmpatatorluğuna başkentlik yapan İstanbul, geçmişin ihtişamını gururla korurken modern bir geleceğe doğru ilerlemekte.. Dünyada, hem Müslüman hem de Hıristiyan imparatorlukların başkentliğini yapmış hemde iki kıtayı köprüyle birbirine bağlayan tek şehirdir.
Boğazın kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda, grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin pencerelerine yansımasını seyrederek, yüzyıllar öncesinde, insanların bu olağanüstü yeri neden seçtiklerini birden anlar ve İstanbul'un "dünyanın merkezindeki" şehir olduğunu hissedersiniz.
ADALAR
BÜYÜK ADA: Takım Adaların en büyüğü ve meşhuru Büyük Adadır. Fayton turu ile etrafı iki saate yakın bir sürede dolaşılabilir. Ancak bir saate dolaşılan yarım tur daha enteresandır. Halk plajlarından Heybeli Ada yönündeki Yörük Ali Plajı şahane bir koyda bulunmaktadır. Yanı başındaki Dil burnu mesire alanı ile tercih edilen güzel bir yerdir. İskele civarı kalabalık yerleşim bölgesinin aksine adanın güney tarafı ıssızdır. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanın üst sırtlarında harap halde bulunan 19 yy. eski oteli, belki dünyadaki en büyük ahşap yapı, ihya edileceği zamanın özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadır. Büyük Ada iskele civarı lokantaları, çayhaneleri ve dükkanları ile renkli ve hareketlidir. Yaz aylarında servis veren 4 oteli vardır. Güzel evler, bakımlı bahçeler eşsiz manzaralar Adaları gezenlerde unutulmaz anılar bırakır.
KINALI ADA: Kınalıada, İstanbul Adaları içinde en küçüklerinden biridir. Etrafı açık plaj olup arkasındaki koy ile meşhurdur. Burada yük arabaları dışında faytonlar çalışmazlar. Sahildeki modern küçük camii, eski, güzel konakları dikkat çeken yerlerdir.
HEYBELİ ADA: Heybeliada, İstanbul’un Büyükada’dan sonra en büyük adasıdır. Adaya Heybeliada denilmesinin sebebi, uzaktan bakıldığında adanın yere bırakılmış bir heybeye benzemesidir. İstanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biridir. Sadece doğasıyla, temiz havası ve güzellikleriyle değil, Bahriyesi, Sanatoryumu, Ruhban (Papaz) Okulu gibi kurumlarıyla da ünlüdür.
Heybeli Ada ikiz tepeleri arasında Deniz lisesi üst binası bulunurken öndeki diğer tepe üzerinde, çamlık içerisinde halen öğrenim yapılmayan Rum Ruhban Okulu ilk görülen büyük yapılardır. Ada iskelesi yanında Deniz Lisesi sahil boyu uzanır. Lokanta ve çayhaneler diğer yöndedir. Yerleşim alanlarının arka cephesinde çok güzel bir koy ile, Kaşık Adasına bakan tarafta halk plajı ve Deniz kulübü tesisleri ile arkasında meşhur Değirmen Burnu piknik alanı bulunur. Tepeleri çevreleyen yollarda, çamların içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahları adayı dolanır. Ada okullar ve sanatoryum tesislerinden dolayı kış aylarında da nispeten hareketlidir. Yıl boyu açık Halki Palas Oteli 19 yy. ortalarında beri servis vermektedir.
SEDEF ADASI: Adalar'ın yerleşime açık olan en küçük adasıdır. Üzerindeki bitki örtüsü uzaktan bakıldığında sedefe benzetildiği için Sedefadası adı verilmiştir. Eskiden tavşanı bol olduğu için Tavşanadası adı da kullanılmıştır. Adada iki plaj vardır.
AĞVA: İstanbul'a uzaklığı 97 Km. uzaklıkta bir tatil beldesidir. Yeşilçay ve Göksu'nun Karadeniz'e döküldükleri yerde oluşan küçük bir delta üzerine kuruludur. Zaten Ağva, Latince’de "iki dere arası" demektir.
İzmit'in Çal Tepesi'nden doğup gelen Göksu ve Yeşilçay dereleri arasındaki deltaya kurulan bu şirin beldenin belki de en çekici yanı bu derelerin yemyeşil kıyıları. Oteller ve restoranlar buralara kurulmuş, yörenin tüm aktiviteleri bu kıyılarda gerçekleştiriliyor. Ağva Karadeniz kıyısında 3 km. uzunluğunda kumsala sahip. Doğal plajı ve doğa harikası yeşili, etrafında yer alan bakir koylar, adacıklar, ormanlarla doğallığın iç içe ve oksijen oranının çok yüksek olduğu bir bölge.
Kilim Koyu, Gelin Kayası, Saklı Göl mutlaka keşfedilmesi gereken yerler. Çevresinde Gürlek, İnkese gibi birkaç ilginç mağara da yer alıyor. Rivayete göre Pagan Romalılar'dan kaçan Hristiyanlar'ın bile bu mağaralarda yaşadığı sanılıyor.
HALİÇ: Tarih boyunca İstanbul un gelişmesine coğrafi konumu kadar, doğal ve çok emin bir liman olan Haliç'te etkin olmuştur. Liman Avrupa yakasını ikiye ayırır. Yaklaşık 8 km uzunluğunda olup en geniş yeri Boğaz tarafındaki girişidir; dip tarafta iki dere sularını Halice boşaltır. Gel-git olayı ve akıntı yoktur. Etraftaki bereketi topraklar, bol balık, tatlı su dereleri ve şeklinden dolayı "Altın Boynuz" ismi bereket sembolü anlamında verilmişti. Bizans devrinde girişe gerilen zincir düşman donanmaları kuşatmasını önlerdi. Haliç kıyıları zaman, zaman bazıları askeri amaçlı olan köprüler ile bağlanmıştı. Halen 5. köprü metro için planlanmaktadır.
RUMELİ HİSARI: Klasik Türk kale mimarisinin bu güzel örneği bütün heybeti ile Boğaziçi'ni süsler. 1950’li yıllarda yapılan onarımları takiben müzeye çevrilmiştir. Her yıl yapılan İstanbul festivallerinde Hisar içi bir açık hava tiyatrosu olarak kullanılmaktadır. Hisar bütünü ile, en güzel şekilde Boğazın karşı Asya sahillerinden veya Boğazda sefer yapan vapurlardan seyredilebilir.
ANADOLU HİSARI: Karadeniz'in tek çıkışı Boğaziçi'nin Asya kıyılarında, 1390-91 yıllarında Sultan Beyazıt tarafından yaptırılmıştır.Yanında denize ulaşan bir dere vardır. Karşı kıyıdaki Rumelihisarı ile birlikte Boğaziçi transit geçişinin tam kontrol altında tutulması sağlanmıştı.Bu küçük kale, burçlarına yaslanan eski ahşap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluşturur.Hisardan sonra, Fatih Köprüsünün Asya kulesinin bulunduğu Kanlıca semti sahil kahveleri ve yoğurdu ile meşhurdur.
KÜLTÜR TURİZMİ
DOLMABAHÇE SARAYI: Dolmabahçe Sarayı, Avrupa sanatı üslûplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecit’in mimarı Karabet Balyan’ın eseridir. Osmanlı Sultanlarının her devirde birçok sarayı bulunurdu. Ancak esas saray Topkapı, Dolmabahçe Sarayının tamamlanmasından sonra terk edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı 3 katlı, simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Haftanın belirli günlerinde ziyarete açık olup, görülmesi şart olan İstanbul hazinelerinden bir diğeridir.
TOPKAPI SARAYI: Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene Devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m.² lik bir alanda yer alan Saray’ın bugünkü alanı 80.000 m.² dir.
BEYLERBEYİ SARAYI: Boğaziçi köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi Bizans’tan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi sahil sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştı. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri, Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. 3 katlı yapı harem ve selamlık bölümlerini ihtiva eden 26 oda ve 6 salondan ibarettir. Müze- saray yıl boyu ziyarete açıktır.
YILDIZ SARAYI: Boğaziçi’ne hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniş alan üzerine serpiştirilmiş, yüksek duvarların çevrelediği avlular içerisinde köşkler, bahçeler kompleksidir. İstanbul’un bu ikinci büyük sarayı günümüze değişik hizmetlere ayrılmış, bölünmüş durumu ile gelmiştir. Hep saray kullanımında olan 500 bin metre karelik koruda 19 yy. başlarında yapılan ilk köşkü diğerleri takip etmiş ve Sultan II. Abdülhamit’in şüpheci şahsiyeti buraları daha emniyetli kabul edince, şimdiki halinde gelişmiştir. Sultan 33 yıllık saltanatında, şehir içinde şehir gibi olan bu korunaklı sarayı resmi dairesi ve haremi olarak kullanmıştı.
GALATA: Dünyada kimi kentler vardır ki, her biri dünya tarihinde birer köşe taşıdır. Galata da dinler ve diller mozayiği ile dünya başkenti olarak adlandırılan bu kentin aykırı, farklı köşelerindendir. Galata kelimesinin kökeni belli değil. ilk Çağın sonlarında bölge Syka (Sycae=incirlik) olarak adlandırıyordu. Kimilerine göre adı buradaki süthaneler nedeniyle Galaktos (süt) sözcüğünden kaynaklandı. Kimilerine göre de italyanca merdiven, iskele anlamına gelen Galata kelimesinden türetildi.
Galata'nın parlak dönemi 12. yüzyılda buraya bazı ayrıcalıklarla yerleşen Cenovalılar ile başlar. Bölge bir ara Venediklilerin egemenliğine geçer. 13. yüzyıldan sonra Cenovalıların etkinliğinde bir Latin kolonisidir. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden 23 yıl sonraya 1476 tarihlenen bir belgeye göre Galata'da 592 Rum, 535 Müslüman, 332 Frenk, 62 Ermeni evi varmış. Dolayısıyla semtte cami, mescit, tekke, sebil gibi dinsel, han, bedesten gibi ticari eserler de bulunmaktadır.
EYÜP SULTAN CAMİ: Eyüp-el Ensari Hz. Muhammet'in bayraktarlığını yapmış bir şahıstı, 7 yy. Arap kuşatması esnasında burada ölmüş, İstanbul'un Türk kuşatması sırasında mezarı keşfedilmiş, sonradan türbe ve şehrin ilk camii buraya yapılmıştı. İlk camii zelzeleden ötürü yıkılınca 1800 de bu günkü inşa edilmişti. İslam'ın kutsal Cuma günleri inançlı kalabalıklar türbeyi ziyaret ederler. Yaşlı ağaçlar, uçuşan güvercinler, namaz kılanlar, dua ve ziyaret edenler, türbe ve camii civarını mistik, renkli bir atmosfere büründürür.
DENİZ MÜZESİ: Büyük Türk Amirali (16. yy.) Barbaros Hayrettin Paşanın türbesi ve heykelinin bulunduğu Beşiktaş semtindedir. Müzenin zengin koleksiyonları 2 binada ve bahçede sergilenmektedir. Büyük binada eski kayıklar sergilenirken, 3 katlı ana binada eski gemilerin aletleri ve eşyaları, maketler, modeller ve Atatürk’ün özel yatından bölmeler küçük odalarda ve salonlarda sergilenmektedir. Çeşitli deniz olaylarını resimleyen tablolar duvarları süslerler. Üst katta sancaklar ve eski toplar, değişik çağlara ait silahlar yer alır.
ŞEHİR SURLARI: Üçgeni andıran eski İstanbul yarım adasının etrafı surlarla çevrilidir. 22km’yi bulan surlar 5yy, Roma devrine aittir. Kara surları deniz kıyısından başlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner.
KIZ KULESİ: Boğaz girişindeki kayalık üzerine kurulmuş küçük, şirin bir kuledir. İstanbul’un sembollerinden birisidir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanılmış, Boğaz girişini belirten bir mihenk noktasıdır. Geçen yy.daki görüntüsünü koruyan kule turizme tahsis edilmiş lokanta ve seyir balkonu ile servis vermektedir.
MISIR ÇARŞISI: İstanbul'un en eski kapalı çarşılarından olan Mısır Çarşısı 1660 yılında Turhan Sultan tarafından yaptırılmıştır.Mimarı Kazım Ağa'dır.Çarşı son olarak 1940-1943 yılları arasında İstanbul Belediyesi tarafından restore edilmiştir.
YEDİKULE: Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan girişi ve “Altın Kapı” kuleleri ile şehrin bir diğer müzesidir.
IHLAMUR KASRI: Beşiktaş'ta adıyla anılan semtte yer alır. Sultan Abdülmecid tarafından av ve dinlenme köşkü olarak Nigoğos Balyan'a yaptırılan yapı 1849 -1855 yılları arasında inşa edilmiştir. Dönemin abartılı ve arma mimari anlayışını yansıtan yapıda kesme taş kullanılmış ve dikdörtgen olarak tasarlanmıştır. Özellikle dış cephe bezemeleri ilgi çekicidir.
FESTİVAL ve ŞENLİKLER
ULUSLARARASI İSTANBUL FİLM FESTİVALİ Merkez – 31 Mart - 15 Nisan
DENİZLE BAHARA MERHABA ŞENLİĞİ Fatih – Nisan 1-4. Hafta
İSTANBUL’UN FETHİ KUTLAMALARI FETİH ŞENLİĞİ Fatih – 29 Mayıs
GELENEKSEL IHLAMUR ŞENLİKLERİ Beykoz – 17 Haziran
ULUSLARARASI İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ Merkez – 02 Haziran – 02 Temmuz
ULUSLAR ARASI ERGUVAN KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ Çatalca – 18-30 Haziran
KADIKÖY KARNAVALI Kadıköy – Haziran 1-4. Hafta
BÜYÜKÇEKMECE ULUSLARARASI KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ 30 Haziran - 08 Temmuz
YAZLIK SİNEMA KEYFİ Kadıköy – Haziran - Temmuz 1-4. Hafta
ULUSLARARASI PENDİK KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ 01-08 Temmuz
ULUSLARARASI İSTANBUL CAZ FESTİVALİ Merkez – 04-15 Temmuz
YAZ AKŞAMLARI ETKİNLİKLERİ VE SİNEMA GÖSTERİMİ Tuzla – 15 Temmuz – 16 Ağustos
ŞİLE BEZİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ Şile – 23-30 Temmuz
KADIKÖY ÇOCUK TİYATRO FESTİVALİ Kadıköy – Temmuz 1-4. Hafta
SARIYER KÜLTÜR VE TURİZM FESTİVALİ Temmuz – Ağustos 1.-4.Haftası
GELENEKSEL EL SANATLARI FESTİVALİ Beyoğlu – 10-20 Ağustos
CUMHURİYET SOKAĞI ETKİNLİKLERİ Beyoğlu – 30 Ağustos
KGM AYIŞIĞI BELGESEL FİLMLER ŞÖLENİ Kadıköy – Ağustos 1-4. Hafta
KADIKÖY TİYATRO FESTİVALİ Ağustos 1-4. Hafta
MİMAR SİNAN BALIK FESTİVALİ Büyükçekmece – 31 Ağustos – 3 Eylül
DENİZ KÜLTÜRÜ FESTİVALİ Fatih – Eylül 1. Haftası
SİNEMA ETKİNLİĞİ Beyoğlu – 14 Kasım
| Pts | Sal | Çrş | Prş | Cum | Cmt | Pzr |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
Acenta hesabı ile turlarınızı girebilir, Otel hesabı ile otelinizin tanıtımını yapabilir veya Gezgin hesabı ile gezi anılarınızı ve fotoğraflarınızı diğer gezginlerle paylaşabilirsiniz
Ülke ve şehir rehberimiz vasıtasıyla gideceğiniz yerler hakkında bilgi alabilir veya öneri ve izlenimlerinizi paylaşabilirsiniz.
Bu Sitenin içeriği, tasarımı ve yazılımı, TURIZMOFISI.com'a aittir ve telif hakkı kanunlarıyla korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kullanılamaz.
Copyright © 2006 TURIZMOFISI. Tüm hakları saklıdır.
Kullanim Şartları, Hakkımızda
Bize Ulaşın ![]()